Zor Saatler

GEÇEN çarşamba akşamı karnımın sol alt tarafından başlayıp aşağı doğru inen bir ağrı ama nasıl bir ağrı, kıvranıyorum, dayanılacak gibi değil. Ankara Bilkent'teki Atatürk Hastanesi'nin acil servisine gittik. Şikayetimi sordular, anlattım. Üroloji bölümüne gönderdiler beni.

 

ÜROLOJİDE doktor muayenesinin ardından tahliller başladı; kan,röntgen, ultrason ve idrar tahlili. Geceyarısını geçmiş, hastanede doğru düzgün doktor yok. Şanslıymışım ki iyi bir ürolog olduğunu sonradan duyduğum Op. Dr. Yücel bey benimle ilgilendi. Ameliyatsız tedavi edebilmek için çok çaba harcadı. Bu arada benim bilincim yarı açık. Anladım ameliyat olacağımı ve sordum Dr. Yücel'e "ameliyat mı olacağım" diye. "Elimden geleni yaptım ama ameliyat kaçınılmaz" dedi, "bir kaç saat daha geç kalsaydın ameliyatın da yararı olmazdı" diye ekledi.

 

BU noktada rahatsızlığımın ne olduğunu açıklamalıyım; sol testisim dönmüş. Testis döndüğü zaman, o bölgeye kan akışı kesiliyormuş, 10-12 saat içinde müdahale edilmezse çok kötü sonuçlara yol açıyormuş.

 

BENİ bir tekerlekli sandalyeye oturttular. Asansörle aşağı indirip, bir odada oldukça sert bir yatağa yatırdılar. -ameliyathaneymiş- Anımsadığım kadarıyla bir kaç doktor ve iki hemşire vardı. Hemşire bana narkoz iğnesi yaptıktan sonra gülümseyerek "iyi uykular" dedi ve son olarak anastezi uzmanı doktorun ağzıma doğru bir maske ile gaz verdiğini anımsıyorum. Uyumayı bekliyordum ve neden bu denli uzun sürdü uyumam diye aklımdan geçiriyordum ki "ameliyat bitti" diyen hemşireyi duydum. Operasyonun 01.50'de başlayıp 02.50'de sona erdiğini öğrendim daha sonra.

 

AMELİYAT bitmişti evet. Ağrım da. Odama götürdüler beni. Yanımda damarları tıkandığı için ameliyat olacak Ortadoğu Teknik Üniversitesi  fizik bölümünde doktora yapan bir genç yatıyordu, yanında da ona refakat eden bir arkadaşı vardı. Aramızda keyifli bir sohbet oldu. Belirli periotlarla tansiyonum, ateşim ölçüldü. Pansuman yapıldı. Bir gece daha hastanede kaldım ve cuma sabahı beni taburcu ettiler. Bir hafta rapor verdiler.

 

ŞİMDİ evdeyim, dinleniyorum. Bu tür bir rahatsızlık (testis dönmesi) çok az görülürmüş. O da beni buldu... Büyük çoğunluğu kendiliğinden olurmuş, bir darbe alınca falan da olabilirmiş. Herhangi bir darbe almadığıma göre tamamen sanssızlık.

 

HER neyse zor bir süreci geride bıraktım. O değil de Ahmet Ümit'in romanı "Bab-ı esrar" yarım kalacaktı...

 

 


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !