Üç Nokta

BİR yerde okumuştum, İspanyolcada ünlem ve soru işaretleri cümlenin başına konurmuş. Önce  çok garip ve mantıksız bulmuştum bu noktalama kuralını; düşününce "neden olmasın" dedim. Soru işaretini cümlenin başında gördüğümüzde, bir soru okuyacağımızı bilir, hazırlarız kendimizi. Ünlem başta olduğunda bir sesleniş beklentisiyle okuruz cümleyi.*  Benim cümlelerim ise üç nokta ile başlar:

...ON yıldan uzun bir süredir aynı kamu kuruluşunda, aynı birimde, aynı odada çalışıyorum, ev-iş, iş-ev ...Genel anlamda mutsuz olduğum söylenemez,  iş arkadaşlarımın bir çoğu ile iletişim sorunu yaşamıyorum, sevilen biriyim, -konuşmadığım onlarca insan olmasına karşın- gelgelelim bıktım artık evraklardan, imzalardan, hiyerarşiden

...BİR kitabı ikinci kez okumanın, bir filmi, bir oyunu ikinci kez izlemenin gereksiz olduğunu düşünürdüm, oysaki

...ÖZEL hayatıma  gelince, ailemle birlikte olduğum zamanların dışında, sayıları az ama entelektüel sıfatını tartışmasız hakeden arkadaşlarımla sohbet halindeyimdir, tiyatroda, sinemadayımdır, bir kitabevinde yeni yayınlara göz atıyorumdur, Ankara sokaklarında hoş zaman geçiriyorumdur, tüm bunların yanı sıra 

...ATAOL Behramoğlu'nun  "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" adındaki şiirinde söylediği denli olmasa da yoğun yaşadım hayatı ...Her biri bana çok şey katan ve eksilten üç aşk, -üç  kez aşık olunur mu? Bu ayrı bir tartışma konusu- kavgayla başlayan kavgayla biten  dostluklar, Türkiye'nin her yerine yapılan geziler, bir anlamda ikinci hayatımı, daha doğrusu yeni hayatımı yaşamama neden olan trafik kazası

...KİMİ zaman konuşurum kendimle, eleştiririm, sözgelimi  dinlemeyi bilmediğim,  karşımdakinin sözünü böldüğüm için; Euripirides, Oretes adlı tragedyasında "bilge bir adamdı o, dinlemesini bilirdi" demiş, Eflatun da benzer biçimde; "gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor" diyor

...BU yazı ummadığım yerlere gitti, tıpkı hayatım gibi

*M. Cevdet ANDAY, Cunhuriyet Gazetesi, 18.12.1989

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !