Aşura Günü

TİYATRO sezonunu Ankara Devlet Tiyatrosu'nun oyunu "Kerbela" ile açtım. Aslında bu yıl biraz geç oldu sezonu açışım, ama oldukça görkemli oldu.

KERBELA, bilindiği üzere İslam tarihinin en önemli olaylarından birini anlatıyor; hilafet kurumunun saltanatlaşmasını, şeriatın bu şaltanatın resmi doktirini haline gelmesini,  inançların yerini çıkarların almasını ve İslamiyetin ayrışmasını...

OYUN Hz. Ali'nin öldürülmesi ile başlıyor, Hz. Hüseyin'in öldürülmesiyle bitiyor. Aradaki zaman dilimi içinde Hz. Hasan ve Hz. Ali yanlıları inanılmaz işkenceler görüyor ve öldürülüyor. Hz Hasan ve Hüseyin'in kızkardeşi Zeynep de bu tiranik yönetimden nasibini alıyor. Halife Muaviye ile oğlu Yezid, Hüseyin'in direnişini kırmak(susturmak) için -Hüseyin yaşadığı sürece Muaviye'ye rahat yoktur-  her türlü zorbalığa başvuruyor  ve Muharrem ayının bir günü  Hüseyin'in başı kesiliyor...

KERBELA zor bir oyun, tematik bir oyun, şiirsel bir anlatım var, tıpkı Nazım Hikmet'in oyunlarında olduğu gibi. Dramaturjik* açıdan bakıldığında oldukça başarılı. Bu denli çetrefilli bir konu tiyatro sahnesinde ancak böyle anlatılabilirdi.  Belli ki çok emek harcanmış, oyunculuklar iyiydi. 3 saat 15 dakika sürmesi zaman zaman dikkatimin dağılmasına neden oldu. Bununla beraber bir dakika olsun kopmadım oyundan.

OYUNUN ardından "Kerbela Olayı"nın temelde bir  iktidar mücadelesi, çıkar kavgası olduğu yönündeki düşüncem pekişti.  Hz. Ali'nin ortaya koyduğu yaşam felsefesi hakkında birkaç söz söylemek isterdim ama bu konuda yetke değilim.

*Dramaturji: Bir drama yapıtının sahneye konmasında kullanılan tekniklerin tümü

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !